A
Adjuvan Tedavi
Ameliyat sonrası kalan kanser hücrelerini yok etmek veya nüks riskini azaltmak için verilen ek tedavi (kemoterapi, radyoterapi veya hormon tedavisi).
Alkilleyici Ajan
DNA'ya doğrudan hasar vererek kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyen bir kemoterapi ilaç sınıfı. Örnek: siklofosfamid, karboplatin.
Anemi
Kanda kırmızı kan hücresi veya hemoglobin düzeyinin normalin altına düşmesi. Kemoterapinin sık görülen bir yan etkisidir ve yorgunluğa neden olabilir.
Antimetabolit
DNA ve RNA yapımında kullanılan yapı taşlarının yerini alarak kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran kemoterapi ilacı türü. Örnek: 5-fluorourasil, metotreksat.
B
Benign (İyi Huylu)
Kanserli olmayan, çevre dokulara yayılma veya uzak organlara metastaz yapma özelliği beklenmeyen tümör. Bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre takip veya tedavi gerektirebilir.
Biyobelirteç (Biomarker)
Kanda, diğer vücut sıvılarında veya dokularda bulunan ve bir hastalığın varlığını, ilerlemesini veya tedaviye yanıtını gösteren biyolojik madde.
Biyopsi
Tanı koymak için vücuttan küçük bir doku örneği alınması işlemi. Alınan örnek patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir.
BT (Bilgisayarlı Tomografi)
X-ışınları kullanarak vücudun iç organlarının detaylı kesit görüntülerini oluşturan bir görüntüleme yöntemi.
C
CAR-T Hücre Tedavisi
Hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin (T hücreleri) laboratuvarda kanser hücrelerini tanıyacak şekilde değiştirilip vücuda geri verildiği bir immünoterapi türü.
Cerrahi (Kanser Cerrahisi)
Uygun hastalarda tümörün ve gerektiğinde çevresindeki dokuların ameliyatla çıkarılması. Tedavi planındaki yeri kanser türü, evre ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.
Checkpoint İnhibitörü
Bağışıklık sistemi üzerindeki 'fren mekanizmalarını' kaldırarak T hücrelerinin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan immünoterapi ilacı türü.
E
Evre (Staging)
Kanserin vücuda ne kadar yayıldığını belirlemek için kullanılan sınıflandırma sistemi. Genellikle I-IV arası aşamalardır; evre arttıkça kanser daha yaygındır.
F
Febril Nötropeni
Nötrofil hücrelerinin çok düşük olduğu dönemde ateş yükselmesi. Acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
G
G-CSF
Kemik iliğini uyararak beyaz kan hücresi üretimini artıran ilaç. Kemoterapiye bağlı nötropeni riskini azaltmak için kullanılır.
Grade (Derece)
Kanser hücrelerinin mikroskop altında ne kadar anormal göründüğünü belirten sınıflandırma. Düşük grade (1) yavaş büyümeyi, yüksek grade (3) hızlı büyümeyi gösterir.
H
Hedefe Yönelik Tedavi
Kanser hücrelerindeki belirli moleküler hedefleri (proteinler, genler veya sinyal yolları) hedef alarak çalışan ilaçlar. Uygunluk çoğu zaman biyobelirteç testleriyle değerlendirilir.
HER2
Bazı kanser hücrelerinin yüzeyinde aşırı miktarda bulunan bir protein. HER2-pozitif kanserler hedefe yönelik tedavilerle (trastuzumab gibi) tedavi edilebilir.
Hormon Reseptörü
Hücre yüzeyinde hormonlara bağlanan protein. Meme kanserinde ER (östrojen) ve PR (progesteron) reseptör durumu tedavi seçimini belirler.
Hormon Tedavisi (Endokrin Tedavi)
Hormonlara duyarlı kanserlerde hormon üretimini veya etkisini engelleyerek kanser büyümesini durduran tedavi yöntemi.
İ
İmmünoterapi
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek veya kanser hücrelerini tanımasını sağlayarak kanserle savaşmasına yardımcı olan tedavi yaklaşımı.
İntravenöz (IV)
İlacın doğrudan damar yoluyla verilmesi. Kemoterapi, immünoterapi ve destek tedavilerinin bazıları bu yolla uygulanabilir.
K
Kemoterapi
Kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için kullanılan güçlü ilaçlarla yapılan sistemik tedavi.
Kür (Siklus)
Kemoterapi uygulaması ile sonraki uygulama arasındaki dönem. Tedavi günleri ve dinlenme günlerinden oluşur.
L
Lenf Düğümü
Bağışıklık sisteminin bir parçası olan, vücut boyunca dağılmış küçük fasulye şeklindeki yapılar. Kanser genellikle önce yakındaki lenf düğümlerine yayılır.
Lenfadenektomi
Kanser yayılımını değerlendirmek veya tedavi etmek amacıyla lenf düğümlerinin cerrahi olarak çıkarılması.
M
Malign (Kötü Huylu)
Kanserli; çevre dokulara sızma ve vücudun uzak bölgelerine yayılma potansiyeli olan tümör.
Metastaz
Kanserin orijinal (primer) bölgesinden vücudun başka bölgelerine yayılması. Metastatik kanser genellikle Evre IV olarak sınıflandırılır.
MR (Manyetik Rezonans)
Güçlü manyetik alan ve radyo dalgaları kullanarak vücudun detaylı görüntülerini oluşturan bir görüntüleme yöntemi. Radyasyon içermez.
MSI / dMMR
Mikrosatellit instabilitesi / DNA onarım eksikliği. Bazı kanserlerde tedavi seçimini etkileyen önemli bir biyobelirteçtir ve immünoterapi uygunluğu açısından değerlendirilebilir.
Mukozit
Kemoterapinin neden olduğu ağız ve sindirim sistemi mukozasının iltihaplanması. Ağızda ağrılı yaralara neden olabilir.
N
Neoadjuvan Tedavi
Ameliyat veya radyoterapi öncesi tümörü küçültmek için verilen tedavi (genellikle kemoterapi veya immünoterapi).
Nöropati (Periferik)
El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma veya ağrıya neden olan sinir hasarı. Bazı kemoterapi ilaçlarının sık görülen bir yan etkisidir.
Nötropeni
Kandaki nötrofil (beyaz kan hücresi türü) sayısının normalin altına düşmesi. Enfeksiyon riskini artırır.
Nüks (Rekürrens)
Tedavi sonrası tamamen gerilemiş gibi görünen kanserin tekrar ortaya çıkması.
O
Onkoloji
Kanserin tanı, tedavi ve takibiyle ilgilenen tıp dalı. Dalları: tıbbi onkoloji, cerrahi onkoloji, radyasyon onkolojisi.
P
Palyatif Bakım
Hastalığın belirtilerini hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bakım. Tedavinin her aşamasında uygulanabilir.
Patoloji Raporu
Biyopsi veya ameliyat ile alınan dokunun mikroskop altında incelenmesiyle hazırlanan detaylı rapor. Kanser türü, derecesi ve diğer özellikler bu raporda belirtilir.
PD-L1
Bazı kanser ve immün hücrelerinde bulunan bir protein. PD-L1 pozitifliği immünoterapi tedavisine yanıt olasılığını gösterebilir.
PET-BT
Radyoaktif bir madde kullanarak kanser hücrelerinin metabolik aktivitesini gösteren görüntüleme yöntemi. Kanserin yaygınlığını ve tedaviye yanıtı değerlendirmek için kullanılır.
Port Kateter
Kemoterapi ilaçlarının ve kan örneklerinin alınması için göğüs duvarı altına yerleştirilen küçük bir cihaz. Her seferde damar aramayı önler.
Primer Tümör
Kanserin ilk başladığı (orijinal) bölgedeki tümör.
Prognoz
Hastalığın muhtemel seyri ve sonucu hakkındaki tıbbi öngörü. Kanser türü, evresi ve tedaviye yanıta göre değişir.
R
Radyoterapi
Yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini öldüren veya büyümesini durduran tedavi yöntemi.
Remisyon
Kanser belirtilerinin kısmen (parsiyel remisyon) veya tamamen (tam remisyon) ortadan kalkması. Kanserin iyileştiği anlamına gelmeyebilir.
S
SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu)
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin finansmanı ve geri ödeme süreçlerinde görevli kurum. Kanser tedavilerinde geri ödeme; SUT, ilaç listeleri, tanı, evre, rapor ve güncel koşullara göre değerlendirilir.
Sistemik Tedavi
İlacın kan yoluyla tüm vücuda dağılarak kanser hücrelerine ulaştığı tedavi türü. Kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler sistemik tedavilerdir.
SUT (Sağlık Uygulama Tebliği)
SGK'nın hangi tedavileri, hangi koşullarda geri ödeyeceğini belirleyen düzenleme. İlaçların geri ödeme koşulları bu tebliğde tanımlanır.
T
TNM Evreleme
T (tümör boyutu), N (lenf düğümü tutulumu), M (metastaz) parametrelerini kullanan uluslararası kanser evreleme sistemi.
Trombositopeni
Kandaki trombosit (kan pulcuğu) sayısının normalin altına düşmesi. Kanama ve morarma riskini artırır.
Tümör
Anormal hücre büyümesi sonucu oluşan kitle. İyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign/kanser) olabilir.
Tümör Belirteci (Tümör Markeri)
Kanda ölçülen ve bazı kanser türlerinin izlenmesine yardımcı olan maddeler. Örnek: CA-125 (over kanseri), PSA (prostat kanseri), CEA (kolorektal kanser).
Aramanızla eşleşen terim bulunamadı.